Marka İsmi Nasıl Olmalı

Marka, firmanın reklam ajansı tarafından büyütülen çocuğudur ve markanın da her dünyaya gözlerini açan çocuk gibi bir isme ihtiyaçları vardır. Nasıl bir çocuk yaşamı boyunca o ismi taşıyıp o isimle özdeşleşiyorsa marka adları da üretilen ürün veya hizmetle bütünleşiyor. Firmalar oluşturdukları markalara her yıl daha fazla yatırım yapıp onların büyüyüp hatta devleşmesi için ellerinden geleni yapıyor tıpkı ebeveynler gibi.

Bu açıdan marka adlarının nasıl konulduğunu ve nasıl olması gerektiğini ele aldığım bu yazıda teşbihte hata olmaz ise bir çocuğa isim koyma süreci ile markaya isim koyma süreçleri bazı noktalarda benzerlikler gösteriyor. Nasıl bir çocuk daha anne rahmindeyken ona isim bulma süreci başlayıp bazen doğum haftası netleşiyor ise marka içinde aynı durum geçerlidir.  Ürün veya hizmet geliştirilme sürecinde bu çalışmalar başlar ve lansmandan hemen önce netleşip logosu yapılır.

Okumaya devam et

Marka ve Markalaşmanın Kısa Tarihi

Marka, TDK’ya göre İtalyanca kökenli bir kelime olarak geçiyor ama İngilizce “Mark” (işaret) kelimesinden İtalyancaya geçtiğini kabul etmek gerekir. 19. yüz yılda Amerikalılar markalama süreci için “burning their mark/ dağlayarak işaretlemek” kalıbını kullanıyor. Günümüzde ise İngilizcede marka kavramının karşılığı olarak “Brand” kelimesi kullanılıyor. Brand ise etimolojik olarak “burning their mark” sürecine verilen isimdir.

Dağlayarak işaretleme sürecini ne için kullanıldığını araştırdığımızda ise karşımıza 19. yüzyılda hayvancılık ile uğraşan Amerikalılar çıkıyor. Çiftlik sahipleri hayvanları mera ve pazarda bir birine karışmasın diye hayvanlarını kendilerine has işaretler ile dağlıyor. Böylece ortak mera alanlarında ve pazarda hayvanlar birbirine karışmamış oluyor. Bu işlemler alıcıların lehine bir sonuç doğuruyor çünkü doğal olarak belirli çiftliklerin yetiştirdiği büyükbaş hayvanlar diğerlerine oranla daha sağlıklı ve daha iyi et yağ dengesine de sahip oluyor. Bir süre sonra alıcılar bu çiftliklere ait büyükbaş hayvanları diğerlerine tercih etmeye başlıyor. Hatta alıcılar bu çiftliklerin büyükbaşlar hayvanları  için emsallerine göre daha fazla ücret ödeyip satın almaya başlıyor. Özetle bazı çiftliklere ait sığırlar daha çok rağbet görüyor bu bağlamda Amerikalılara göre markanın temelleri hayvanların dağlanması ile ayırt edici bir özellik kazanması ve bazı çiftliklerin yetiştirdiği hayvanlarının daha fazla rağbet görmesiyle başlıyor.


Evrensel bir açıdan baktığımızda ise arkeolojik kayıtlara göre bu tür uygulamaların izleri M.Ö. 2. yüzyılla kadar gitmektedir. Antik Yunanistan’da zeytinyağı üreticileri ürünleri için özel seramik küpler ürettirip, ürünlerinin sunumunu farklılaştırıyor. Bazı uzmanlara göre nakliye sırasında ve pazarda ürünlerin ayırt edilmesini sağlamak için atılmış bir adım ama özünde diğer ürünlerden farklılaşma çabası da var ayrıca o ürünlere daha fazla ücret ödenip ödenmediğini de bilmiyoruz. Çünkü marka olmanın önemli kıstaslarından biri farklılaşmak ise bir diğeri daha pahalıya ürün/hizmetin satılabilmesidir.

Okumaya devam et