Geleceği Tasarlamak: Tesla Motors

Bir girişimci düşünün öncelediği amaçlarının başında para kazanmak değil fosil yakıt ekonomisinden, yenilenebilir enerji ekonomisine geçişi hızlandırmak olsun. Daha iki kişilik bir şirkete 100 milyon dolarını yani varlığını üçte birini dünyanın en iyi elektrikli arabaları ve enerji depolama sistemlerini üretmek hayali için yatırsın. Bu şirketin zararı ilk 7 yılında toplam 300 milyon doları bulsun. Evet Elon Musk’tan ve Tesla Motor’dan bahsediyorum.

Elon Musk’ın ilk başarılı girişimi PayPal’dı ve bu girişimi 2002 yılında eBay’e 1.5 milyar dolara sattığında payına düşen 300 milyon doların üçte birini Tesla Motors’a yatırdı. Bugün Tesla Motors 33 milyar dolar pazar değerlemesi ile 9. büyük otomotiv üreticisi durumundadır. Bu yazıda Tesla Motors’u temel pazarlama ve marka kavramlarını nasıl kullandığını yada dönüştürüp bu başarıyı elde ettiğini dilim döndüğünce aktarmaya çalışacağım.

“Ya değişimin gerçekleşmesini izleyecek ya da bir parçası olacaktım.”
–Elon Musk

Stratejik Planlama

Tesla Motors 2003 yılında Martin Eberhard ve Marc Tarpenning öncülüğünde kuruldu amacı doğaya saygılı bir elektrikli spor otomobil yapmaktı. 2004 yılında ise Elon Musk çoğunluk hisselerini aldı ve yönetim kurulu başkanı oldu. Üç kişilik ekip işletmenin iş planını oluşturdu. Şirketin Vizyonu: Fosil yakıt ekonomisinden, yenilenebilir enerji ekonomisine geçişi hızlandırmak ve misyonu ise: Dünyanın en iyi elektrikli arabalarını ve enerji depolama sistemlerinin üreterek sürdürülebilir ulaşım ve sürdürülebilir düşük enerji tüketimine geçişi sağlamak, olarak belirlendi. Okumaya devam et

Marka Nedir

Marka kendi içinde iki alt başlığa ayrılıyor. Birinci başlık fiziksel etmenlerdir. Bunlar;  logo, slogan, yazı tipi, kurumsal kimlik (basılı ve mimari) ve cıngıldır. Ayrıca günümüzde bazı kurumlar kokuyu da işin içine katıp bütün duyulara seslenmeye çalışıyor. Koku unsurunu kullanan kurumlar genelde showroom tarzı satış noktalarına sahip oluyor. Örneğin Türkiye’de Turkcell böyle bir uygulama başlattı ve bütün Turkcell İletişim Merkezleri’nde özel bir koku kullanıyor böylece Türkiye’de bütün duyulara hitap eden ilk marka oldu.

Böylece bütün fiziksel etmenler kullanılmış ve tamamen farklılaşılmış oluyor. Çünkü marka kavramının özünde farklı olmak yatıyor.

Bu noktada bazı kurumların marka kimliği yaratırken hep özendikleri kurumun renklerini ve tasarımlarını kopyalamaları üzücü bir durumdur. Çünkü marka kavramının özünde fiziksel ve psikolojik olarak farklılaşmak yatar. Bu tür yaklaşımlar kurumları kötü bir taklitçi durumuna düşürüyor.

Okumaya devam et

Marka ve Markalaşmanın Kısa Tarihi

Marka, TDK’ya göre İtalyanca kökenli bir kelime olarak geçiyor ama İngilizce “Mark” (işaret) kelimesinden İtalyancaya geçtiğini kabul etmek gerekir. 19. yüz yılda Amerikalılar markalama süreci için “burning their mark/ dağlayarak işaretlemek” kalıbını kullanıyor. Günümüzde ise İngilizcede marka kavramının karşılığı olarak “Brand” kelimesi kullanılıyor. Brand ise etimolojik olarak “burning their mark” sürecine verilen isimdir.

Dağlayarak işaretleme sürecini ne için kullanıldığını araştırdığımızda ise karşımıza 19. yüzyılda hayvancılık ile uğraşan Amerikalılar çıkıyor. Çiftlik sahipleri hayvanları mera ve pazarda bir birine karışmasın diye hayvanlarını kendilerine has işaretler ile dağlıyor. Böylece ortak mera alanlarında ve pazarda hayvanlar birbirine karışmamış oluyor. Bu işlemler alıcıların lehine bir sonuç doğuruyor çünkü doğal olarak belirli çiftliklerin yetiştirdiği büyükbaş hayvanlar diğerlerine oranla daha sağlıklı ve daha iyi et yağ dengesine de sahip oluyor. Bir süre sonra alıcılar bu çiftliklere ait büyükbaş hayvanları diğerlerine tercih etmeye başlıyor. Hatta alıcılar bu çiftliklerin büyükbaşlar hayvanları  için emsallerine göre daha fazla ücret ödeyip satın almaya başlıyor. Özetle bazı çiftliklere ait sığırlar daha çok rağbet görüyor bu bağlamda Amerikalılara göre markanın temelleri hayvanların dağlanması ile ayırt edici bir özellik kazanması ve bazı çiftliklerin yetiştirdiği hayvanlarının daha fazla rağbet görmesiyle başlıyor.


Evrensel bir açıdan baktığımızda ise arkeolojik kayıtlara göre bu tür uygulamaların izleri M.Ö. 2. yüzyılla kadar gitmektedir. Antik Yunanistan’da zeytinyağı üreticileri ürünleri için özel seramik küpler ürettirip, ürünlerinin sunumunu farklılaştırıyor. Bazı uzmanlara göre nakliye sırasında ve pazarda ürünlerin ayırt edilmesini sağlamak için atılmış bir adım ama özünde diğer ürünlerden farklılaşma çabası da var ayrıca o ürünlere daha fazla ücret ödenip ödenmediğini de bilmiyoruz. Çünkü marka olmanın önemli kıstaslarından biri farklılaşmak ise bir diğeri daha pahalıya ürün/hizmetin satılabilmesidir.

Okumaya devam et